Başlığı Görüntüle
 Başlığı Yazdır
*MESNEVİDEN SEÇMELER**
Abdulkerim UNGAN
#1 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 21-02-2010 18:59
Kullanıcı Avatarı

Super Yönetici


Mesaj Sayısı: 132
Katılım Tarihi: 05.05.07

Musa, dağda bir çobana uğradı. Çoban aklınca Allah 'ı zikrediyordu. Şöyle diyordu:

'Hey koca Tanrı!.. Gel bana sakalını tarayayım, gel bitini ayıklayayım, gel sana süt içireyim, gel de kulübemde dinlen '

Musa hiddetlendi:

'Behey sersem, Allah 'la nasıl konuşursun? Dua ederken kâfir oldun gitti, behey akılsız '

Çoban bir feryat etti ki, ağlayarak tası tarağı bıraktı çöllere düştü. Allah Musa 'ya vahyetti;

'Kulumla arama girmeye utanmaz mısın? O ne güzel beni kendi aklı ve gönlünce anardı. Ey Musa sen Allah 'a yaklaştırmaya mı geldin uzaklaştırmaya mı? '

Musa hatasını anladı ve üzüldü de çobanın ardına düştü. Çoban çöllerde idi artık. Musa 'Hakkını helal et, sürünün başına dön 'dedi. Çoban 'Sen beni azarlayana dek ben dünyada idim. Şimdi Rabbim beni öyle bir nurla ateşledi ki durmam artık, perde açıldı ey Musa! 'dedi ve gözden kayboldu.

Can, sevgiden nurdur. Allah can ehlinin diline bakmaz kalbine bakar. Kâbe 'nin içine girene 'Kıbleye dön 'demek ne kadar abestir.

*Âşıkların şeriatı da mezhebi de Allah 'tır.

*Karalanmış tahtaya yazı yazılmaz. Bil ki, Allah 'ın bela vermesi ve seni ağlatması rahmet yazısı yazmak için kalp tahtanı temizlemesi demektir
* Ay, ancak geceleyin cilve eder. Sevgiliye gece git.

* 'Akıllının düşmanlığı cahilin sevgisinden yeğdir 'der Hak Peygamber.

*Adamın biri ağaç altında uyurken ağzına yılan girdi. Bunu uzaktan gören yiğit bir atlı koştu ve hemen uyuyan adamı uyandırıp kırbaçlamaya başladı ve ona yerden çürük elmaları yemesini emretti. Adam korkudan yedi. Sonra yiğit adamı kırbaçlayarak koşturuyordu. Zavallı adam çöllerde saatlerce koştu. Kan ter içinde kalmıştı. Nihayet yere diz çöktü ve başladı kusmaya. Yılan çıkıverdi. Adam yiğite minnetle baktı ve 'A yiğidim bunu neden baştan demedin, sana düşman kesilmiştim şimdi minnettarım, canım kurtuldu . 'dedi.

Yiğit 'Baştan desem ödün patlar yaşayamazdın. Kurtulman için kırbaç, çürük elma ve koşma gerekiyordu 'dedi.

İyi anla! Yılan giren adam sensin. Yiğit, Hak Nebi...Kırbaçlar dünyevi eza ve belalar. Çürük elma fakirliktir. İçinden çıkan yılan ise nefsin. Onu defetmeden kurtulamazsın.

* Gönül aynan saf olmadıkça çirkini güzelden ayıramazsın.

*Gülsuyuna b.k böcekleri üşüşmüş ise, bil ki o su aslını yitirmiştir.

*Anaları ağrı tutmasa, çocuk doğmaz. Bu gönül gebedir, ağrısı bela. Nasihatler de ananın ebesi.

*Allah 'ın feyzine geç mazhar oldu isen üzülme. Bil ki, O ihmal etmez, imhal eder (mühlet verir, zamanı vardır.)

*Başkasının ayıbını söyleyen, onu mutlaka görecek demektir .

*İnsanın yarısı ayıp, yarısı gaybtır.

*Korku, açlık, mal azlığı ve hastalık can hazinesinin ortaya çıkması içindir

*Anne yavrusuna süt vermek için çocuğu çağırsa çocuk delil ister mi, güvenerek hemen koşar. Peygamber anadır, hâlâ sözlerinde delil ve mantık mı ararsın?

*Kıssa ölçektir, mana içindeki buğday. Akıllı olan, taneyi alır ölçeği almaz, ona takılmaz.

* Aralarında sözden eser yok, ama Bülbülle Gülden ne maceralar dinlersin ibret alırsın!.

*Gönlü açık olanın, eli de açık olur.

*Sirkeyi ısıtsan bal olmaz, balı ısıtsan sirke olmaz.

*Uzağa bakış kör eder. Adam sarayda uyur, sarayı görmez. Yakına bak da gör kendindekini. Gök gürlemesi, susuzun başını ağrıtır. Bilmez ki rahmet gelecek.
 
Atlanilacak Forum:
 

Sayfa oluşturulma süresi: 0.03 saniye
157,746 Tekil Ziyaretçi